Hacettepe Üniversitesi Hukuk Topluluğu Röportajı

June 16, 2020
Burak Seyman Hacettepe Hukuk Roportaj

Bu röportaj ilk olarak 16.06.2020 tarihinde Hukukçu Geyiği Blog’ta yayınlanmıştır. 

1. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 3 yılda bitirmişsiniz. Bunun size getirdiği avantajlar veya dezavantajlar nelerdir? Hukuk fakültesini 3 yılda bitirmek için nasıl çalışmalı, neler yapmalı?

Hukuk fakültesini üç senede bitirmeyi hedeflemeyin. Eğer özel bir sebep varsa ve bir sene erkenden mezun olmanız size büyük bir fayda sağlayacaksa pek tabi deneyebilirsiniz. Yapmanız gereken derslere devam ederek planlı bir şekilde gece gündüz çalışmak, başka bir yolu yok. Hukuk derslerine nasıl çalıştığımı hukukharitalari.com’da paylaştığım Hukuk Dersleri Çalışma Tavsiyeleri yazısında anlatmıştım, ilgililer oradan bütün detaylarıyla çalışma yöntemlerimi öğrenebilirler.

Ancak belki de en özgür zamanınız olan üniversite yaşamınızı kısaltmak sizin için doğru bir tercih olmayabilir. Mezun olduktan sonra etrafınızın sizden beklediği çalışıp para kazanmak olduğu için kendinize ve isteklerinize zaman ayırmakta zorlanacaksınız. Canınızı dişinize takıp birçok fedakarlık gösterdikten sonra da dört veya beş senede bitirenlerden bir farkınız olmayacak, hepiniz aynı türden bir diploma alarak eşit koşullarda iş hayatına atılacaksınız.

Benim durumum biraz farklıydı. Ben fakülteye başlarken dahi ne zaman bitecek telaşı içerisindeydim, çünkü iş kurmak ve projelerimi gerçekleştirmek istiyordum. Bu sebeple eğitimi yarıda bırakma ya da askıya alma seçeneklerini de değerlendirdim, ancak hızlıca bitirip “Üniversite mezunu” olmak mantıklı geldi. Bundan dolayı üstten dersler alarak erken bitirmeyi denedim ve şükürler olsun ki gerçekleşti. Bir sene erken mezuniyet bana daha fazla vakit kaybetmeden projelerime başlama imkânı verdi. Ancak bu ve benzeri senaryolar dışında erken mezun olmanın size bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum.

 

2. Hukuk okuduktan sonra kısa bir süre avukatlık yapıp 2018’den itibaren Amazon’da “Pazar Yeri Satıcısı” olarak kendi ürünlerinizin satımına başlamışsınız. E-ihracat alanında hizmet vermeye devam ediyorsunuz. Bu sektörde hukuk okumuş olmanın size kazandırdığı avantajlar nelerdir? Kendi hikayenizden kısaca bahseder misiniz? Özel değilse avukatlığı neden bıraktınız?

Mezun olduktan sonra bir süre hukuk lisans diploması üzerinden bir iş kurabileceğimi düşünerek çeşitli işler denedim. İlk olarak avukatlık yapmayı denedim, ancak hem sert piyasa koşulları sebebiyle hem de beklentilerimi karşılamaması sebebiyle devam etmedim. Bunun yanında marka vekilliği ve patent vekilliği sınavları için hazırlandım ancak başarılı olamadım. Bu deneyimlerden sonra bir hukuk mesleği icra etmek yerine uzun süredir aklımda olan iş fırsatlarını değerlendirmeye karar verdim ve Amazon ile e-ihracat da bu fırsatlardan birisiydi.

2017 sonlarından itibaren çevrimiçi eğitimler alarak işi öğrendim, ürün seçtim, Çin’deki tedarikçiler ile ilişki kurdum, üretim yaptırdım ve ürünleri ABD’ye gönderdim. 2018 yılının mayıs ayında Amazon ABD pazar yerinde tescilli markamın adı altında kendi ürünlerimin satışına başladım.

O günden bu yana da yeni ürünler ve yeni çeşitler ekleyerek Amazon’da satışa devam ediyorum. 2019’da Türkiye’deki şirketlere bu alanda çeşitli eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmaya başladım, bu hizmetleri 2020 yılında Optimazon markası altında topladık.

 

3. “Bir İhracat Hikayesi” isimli Youtube kanalında bir röportajınızda dilin öneminden bahsetmişsiniz. Kurucusu olduğunuz “Optimazon” ile danışmanlık hizmeti verdiğinizi biliyoruz. Yabancı dilinizi nasıl geliştirdiniz? E-ihracat alanındaki akademik dile nasıl hâkim oldunuz?

Global pazarda rekabet edecek bir girişimci olmak istediğim için İngilizce’ye kritik derecede önem verdim. Lisans öğrenciliğim boyunca her yaz yurt dışına gitme planları yaptım.

2015 yazında İngiltere’ye gönüllü olarak gidecekken vize alamadım. Hayal kırıklığı yaşamakla beraber elimdeki en iyi koşullarla kendime bir İngilizce öğrenme atmosferi oluşturdum.Isparta’da kendimi odama kapatıp gece gündüz İngilizce çalıştım, dizi-film izledim ve konuşma pratiği yaptım. Beynimi İngilizce çalıştırmak için Türkçe okumuyordum, dinlemiyordum ve konuşmuyordum, öyle ki annem yiyeceklerimi tepside getirip odama koyup gidiyordu.İngilizce öğrenmek konusunda bu kadar ısrarcıydım. O zaman için hedefim rüyalarımda İngilizce konuşmaktı ve buna ulaşabildim.

2016 yazında babamdan aldığım destekle 9 haftalık bir dil kursu için İrlanda’ya gitme şansım oldu. Öğrenme odaklı kalabilmek için yalnız gittim. Orada da günlük 6 saatlik konuşma süresi hedefiyle bütün zamanımı dışarıda öğrenmeyle geçirdim. Benim için ufuk açıcı bir deneyim oldu, Türkiye’ye döndüğümde Türkçe kelimeleri hatırlamakta zorlanıyordum.

2017’de mezun olduktan sonra da bir süre hukuk ingilizcesi çalıştım, o süre boyunca çok fazla kavram öğrendim. E-ihracat konusunda akademik bir çalışmam olmadı ancak araştırıp öğrendikçe akademik yazıları okuyup anlayabilecek bir seviyeye eriştim.

 

4. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken “Hukuk Zihin Haritaları”nı oluşturmuşsunuz ve tüm Türkiye’de ücretsiz olarak bu notlardan yararlanılabiliyor. Peki “Hukuk Zihin Haritaları” nedir, nasıl oluşturulur, sağladığı faydalar nelerdir, bunları okumak tek başına sınavları geçmenizi sağlıyor muydu? Onur öğrencisi olarak mezun olmanızda etkili oldu mu?

Hukuk zihin haritaları, hukuk derslerinde tutulan notların zihin haritası yöntemiyle birleştirilmesiyle oluşturulan öğrenme materyalleridir. Zihin haritası yönteminde merkeze yazılan konu başlığının etrafına alt başlıklar ve onların devamına da gerekli bilgiler yazılır. Bu bilgiler arasında ilişkiler kurulur, renklerle kategorizasyon sağlanır ve istenirse simgeler eklenir. Zihin haritası yöntemiyle bilgilerden görsel bir tablo hazırlanır adeta, böylece doğrusal öğrenme yerine ağ bazlı öğrenmeye imkân verilir. Bu da kolay algılamayı ve uzun süreli hatırlamayı sağlar.

Ben hukuk eğitimimin ikinci döneminde bu yöntemi keşfettim ve uygulamaya başladığımda siyah beyaz sayfalardan kurtularak renklerle dolu dijital bir dünyaya geçtim. Fakültede tuttuğum ya da arkadaşlarımdan aldığım ders notlarını iPad tabletim üzerinden zihin haritalarına dönüştürdüm ve mezun olasıya kadar da çalışmalarımı bu yöntemle sürdürdüm. Bana o kadar çok faydası oldu ki neredeyse unutma kavramını unuttum. Sınavlara girdiğimde öncelikle soruları okuyor ve cevapları hangi haritanın hangi dalından yazacağımı not alıyordum, sonrasında birkaç saat boyunca beynimdekileri doğrudan kâğıda döküyordum.

Hukuk zihin haritalarını kendi öğrenimimin sonucunda damıtılmış notlar olarak kullandım. Bu haritaları kullanarak sınavlardan önce tekrarlarımı yapar ve pratik olayları haritalar üzerinden çözerdim. Ancak bundan önce derslerde hocalarımı dinler ve konuya ilişkin kitapları okurdum. Bundan dolayı yalnızca hukuk zihin haritaları üzerinden çalışmak hukuk öğrenimi için yeterli olmaz, mümkünse derslere katılmalı ve her dersten en az bir kitap bitirmelisiniz.

 

5. Üniversitede okurken “İyi ki yaptım.” dediğiniz yahut “Keşke yapsaydım.” dediğiniz şeyler nelerdir? Üniversiteyi nasıl değerlendirmeli?

Üniversitenin mümkün olduğunca yeni deneyimler elde etmeniz gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. Daha önce hiç yapmadığınız şeyleri yapabilmek, hiç merak etmediğiniz konulara burnunuzu sokmak ve kendinizi tanımak için vakit harcamanız gerekir, hatta bunun için birkaç sene üniversiteyi uzatmayı bile göze alabilirsiniz. Çünkü mezun olduktan sonra size yol çizecek tek kişi kendiniz olacaksınız.

Ben üniversite eğitimim boyunca sürekli farklı alanlardan etkinliklere ve eğitimlere katıldım. ODTÜ’de, Bilkent’te ve Hacettepe’de öğrenci toplulukları ufuk açıcı onlarca etkinlik düzenliyor. Konu ayrımı gözetmeksizin bunlara mümkün olduğunca katılmanızı ve diğer alanlardan ilham almanızı öneririm. Bu tür etkinliklere giderek girişimcilik, inovasyon, üretim yönetimi, verimlilik, yazılım ve pazarlama gibi alanlarda öğrenimler sağladım ki o zamanlardan itibaren bu alanları takip etmemin bugün yaptığım işe büyük katkısı oldu.

Buna ek olarak kesinlikle İngilizce öğrenmelisiniz, bunun için ne gerekiyorsa yapın. Benim gözümde yüksek öğrenimi olmasa da iyi düzeyde İngilizce bilen bir kişinin değeri, yüksek öğrenimi olsa da İngilizce bilmeyen kişiden daha yüksektir. İngilizce öğrenmek ve bunu internet üzerindeki kaynaklarla birleştirmek sizi bir anda 20. yüzyıldan alıp 21. yüzyıla getirecek.

 

6. E-ihracata veya herhangi bir girişime ilgi duyanlara ne önerirsiniz? Nasıl plan yapmalı, nereden başlamalı? Sizin bu tür bir girişime adım atmak ne zaman aklınıza geldi, hangi adımları izlediniz?

Bugün her girişimcinin global düşünüyor olması gerekir, özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerdeki girişimcilerin. Çünkü ülkeler arasındaki para birimi farklılıklarından kazanç elde etmek internet sayesinde artık daha kolay. İnternet üzerinden bütün dünyaya satılabilir ürün ve hizmetler geliştirmek bu dönemdeki en iyi fırsatlardan. Bunun için de ekonomisi güçlü ülkelerin kullandığı en azından bir yabancı dili iyi biliyor olmanız gerekir ki o ülkelere döviz üzerinden satış yapabilesiniz.

Ardından ürün veya hizmet ikilisinden ne satacağınıza karar vermelisiniz. Eğer hizmet ihraç etmeyi düşünüyorsanız Fiverr, Upwork gibi platformlar üzerinden kendi yeteneklerinizi pazarlayabilirsiniz. Bu bir video montaj hizmeti ya da sanal asistanlık hizmeti olabilir. Eğer ürün satmayı düşünüyorsanız fiziksel ürün veya dijital ürün arasından seçim yapmalısınız ve bu ürünü geliştirmeli, çeşitli platformlar aracılığıyla sunmalı ve müşteriye teslim etmelisiniz.

Ben üniversitenin ilk senesini bitirdiğimde girişimci olmaya karar vermiştim, zamanla global ve dijital işlerin gücünü fark ettim ve ilk ciddi girişimimi Amazon ile e-ihracat üzerinden gerçekleştirdim.

 

7. Hayatınızdaki disiplini nasıl sağlıyorsunuz?

Her zaman uzun vadeli düşünüyorum, iki-üç seneye kadar uzanan planlarım oluyor. Belirli bir tarihte gerçekleşmesini istediğim şeyleri belirliyorum ve o tarihten bugüne kadar haftalık ve aylık hedefler koyarak yapacaklarımı netleştiriyorum. Sonrasında haftalık aksiyonlarımı planlıyor ve bunları gerçekleştirmeye çalışıyorum. Uzun vadede elde edeceklerimi görebilmek benim iç disiplinimi sağlıyor ve mümkün olduğunca gitmem gereken yolda tutuyor.

 

8. Salgın sonrasında Amazon Private Label’da girişimde bulunmak mantıklı mıdır? Amazon’da kolay yoldan para nasıl kazanılır?

Amazon pazar yeri fiziksel ürünlerin satıldığı bir platform olduğundan yatırım maliyeti dijital işlere göre daha yüksektir. Nakit akışını sağlamak da kolay değildir, çünkü üretim kararı verildikten sonra en az bir ay içinde üretilen ürünler pazarda en az iki ay içerisinde tamamen satılacağı için yatırımın geri dönmesi asgari üç aydır, normal şartlar altında on iki aya kadar sürebilir. Bu süre boyunca işinizi sürdürebilecek sermayeniz bulunmalıdır.

Bu yüzden ilk kez bir işe girişecek kişilere daha çok dijital ürünler üzerinden deneyim elde etmelerini öneriyorum. Dijital işlerde hata maliyetleri fiziksel ürün satışına göre daha düşük olur. Hem de dene-öğren-geliştir metodu ile daha kısa sürede epey mesafe kat edilebilir. Eğer başarılı olan dijital bir ürün veya hizmet geliştirebilirseniz oradan elde ettiğiniz nakit akışı ve tecrübe ile Amazon ile e-ihracat gibi fiziksel ürün satış işine girmeniz daha kolay olur.

Son olarak, Amazon’da kolay yoldan para kazanmak pek mümkün değildir. Arbitraj yöntemleri ile bir şekilde kazanç elde edilse de bu tür işler sürdürülebilir kârlılığı yakalayamaz. Global rekabete karşı her zaman uzun vadeli düşünerek stratejik hareket etmek gerekir.

 

9. HÜHF’den Amazon’a giden yolda paylaşmak istediğiniz değerli tecrübe ve gözlemleriniz nelerdir?

Hangi bölümü bitirdiğinizden çok doğal yönelimizin (araştırmak isteyenler için “natural inclination”) hangi alanı işaret ettiği önemlidir. Mutlaka bir karşılık beklemeden içinizden gelerek yaptığınız bazı eylemler vardır. Bu eylemleri tespit ettikten sonra bu eylemleri içinde barındıran ne tür işleri yapabilirim sorusunu kendinize sormanız gerekir.

Ben bilgisayar başında dijital ortamlarda vakit geçirmekten keyif alıyordum. “Ne yapacaksam bilgisayar ile yapacağım” bakış açısıyla araştırmaya başladım ve bugün tamamen bilgisayarım ile yönetebileceğim bir iş kurabildim. Bu işi yaparken de halen daha derinlerde neler istediğimi anlayarak işimi o tarafa doğru yönlendiriyorum.

Ülkemizde maalesef işini severek yapan kişi sayısı çok az, kanımca insanlar kendilerini tanıyamadıkları için doğru kararlar veremiyorlar ve istemedikleri bir hayatın suçlusu oluyorlar. Siz onlardan olmayın, kendinizi tanımaya zaman ayırın, mutlu ve verimli olarak çalışacağınız işe ulaşmak için elinizde geleni yapın. Sevgiler.

 

Röportajı Derleyen Editör: CEYDA VARLIBAŞ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ

 

Teşekkürler:

Başta değerli zamanından bizlere ayıran ve tecrübelerini bizimle samimiyetle paylaşan Burak SEYMAN’a, soruların belirlenmesinde sosyal medya üzerinden fikir belirterek yardımcı olan herkese teşekkürlerimi sunarım. Bir sonraki röportaj serisinde görüşmek üzere.

 

Bu röportaj ilk olarak 16.06.2020 tariginde Hukukçu Geyiği Blog’ta yayınlanmıştır. 

Burak Seyman tarafından yazılmıştır.

Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. 2018'den bu yana kendi markamın ürünleriyle Amazon'da satış yapıyorum, şimdiye kadar 8.000'den fazla satış gerçekleştirdim. Geçen süre zarfında fiziksel ürün satışında karşılaştığım zorluklardan dolayı, odağımı dijital ürünlere çevirdim. Bu yeni girişimlerde başımdan geçenleri de şeffaf bir şekilde paylaşıyorum. Learn Build Sell üzerinde yazıyorum ve YouTube kanalımda diğer detaylardan bahsediyorum.

Benzer Yazılar

Amazon’da Satış Maceram ve Girişimcilere Tavsiyelerim

Amazon’da Satış Maceram ve Girişimcilere Tavsiyelerim

Bugün Amazon'daki ilk satışımın üçüncü yıl dönümü. Kendi markamı ve ürünlerimi oluşturarak geçirdiğim son 3 yılda inişli çıkışlı birçok gün geçirdim. Çoğu zaman güzel geçti ama bazı zamanlar da zordu. Aşağıdaki tweete gelen tepkilerden aldığım ilhamla kendi hikayemden...

read more
Yolculukta Oyun Oynamak Yerine…

Yolculukta Oyun Oynamak Yerine…

Toplu taşımada fazlaca vakit harcayan biriyim. Yalnızca yüksek lisans dersine gitmek istediğimde dahi üç vasıta değiştirerek yaklaşık 1 saatlik vaktimi harcıyorum. Bir de dönmek için, aynı şekilde… Yani haftanın en azından 3-4 günü ikişer saatimi feda ediyorum....

read more

Yeni yazı yayımlandığında

0 Comments

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *