Hukuk Dersleri Çalışma Önerileri Taktikleri Tavsiyeleri Stratejileri Çalışma Süreci Organizasyonu
Hukuk Dersleri Çalışma Tavsiyeleri, Çalışma Süreci Organizasyonu
18 Şubat 2018

Yolculukta Oyun Oynamak Yerine…

Toplu taşımada fazlaca vakit harcayan biriyim. Yalnızca yüksek lisans dersine gitmek istediğimde dahi üç vasıta değiştirerek yaklaşık 1 saatlik vaktimi harcıyorum. Bir de dönmek için, aynı şekilde… Yani haftanın en azından 3-4 günü ikişer saatimi feda ediyorum.

Isparta’da öğrenciyken de liseye servis ile gidip gelirdim ve onunla da yolculuğumuz günlük yaklaşık 1 saati bulurdu. İlk birkaç sene yalnızca sevdiğim şarkıları dinleyerek geçen yolculuklar sınavın yaklaşmasıyla başka bir hâl aldı. Lisenin ilk yıllarında epey tembel bir öğrenci olduğumdan öğrenmediğim çok şeyin olduğunu son yıllara doğru fark ettim. Haliyle kısa zamanda öğrenmem gereken çok fazla konu vardı, yetişemiyordum.

O sıralarda video ders furyası başlamıştı, ben de kendi öğrenme hızıma göre ders dinlemeyi çok seviyordum, kontrol etmek rahatlık veriyordu. Piyasada ne kadar ders videosu varsa hepsini internetten topladım. Topladım toplamasına da şimdi de izleyebileceğim o kadar fazla kaynağım vardı ki bilgisayar başına oturup hepsini izleyecek vaktim yoktu. Ben de ne yaptım, videoları ses dosyalarına çevirdim, 1.5 kat hızlandırdım ve MP3 oynatıcıma yükledim. Şimdi bu MP3 oynatıcıyı nerede kullanabilirsem eksik olduğum dersleri orada dinleyebilecektim.

Gerçekten benim için harika bir keşifti. Dersleri izlemem gerekenler ve dinlemem gerekenler olarak ikiye ayırdım. Tarih, coğrafya gibi dersleri dinlerken; matematik, geometri gibi dersleri de haliyle izleyerek öğreniyordum. Amiyane tabirle zamanın içinden zaman doğmuştu, birkaç ayda üç-dört aylık konu tamamlama hedeflerime ulaşabildim ve aslında yolda ne kadar fazla vaktim olduğunu fark ettim. Okuldaki arkadaşlarım bu kadar fazla çalışmayı kendilerince uygun görmeseler de ben kafamdaki görevleri bir bir tamamlayarak çok rahat bir öğrenim süreci geçiriyordum.

Peki, ta altı-yedi sene önceki mevzuları neden gündeme getirdim? Çünkü üniversiteye giriş sınavı da bitti bir gün ve ben boş kaldıkça bir şeyler dinleyerek öğrenme alışkanlığımla kaldım. Adeta bir bağımlılık oldu bende. Eğer 5-10 dakikalığına da olsa bir boş vaktim olacaksa hemen kulaklığımı alıp öyle dışarı çıkar hale geldim. Sınav bittiği için ders de dinlemek istemiyordum artık, peki ne yapsaydım, araştırdım. Birçoğunuz araştırmadan önünüze düşsün diye de yazıyorum bunu: Podcast dünyasını keşfettim!

 

Nedir Bu Podcast?

Podcast, iPod’un POD’u ile ‘’broadcast’’in CAST’inin birleşmesiyle ortaya çıkmış bir kelime. Bense kendimce ‘‘kayıtlı radyo yayınları’’ diyorum anlatırken. Aynı Youtube’daki gibi bu dünyada da birçok kanal var ve bu kanalların bir kısmı kendisine radyo diyor hatta. Bazıları canlı yayın yaparak anlatıyor, konuşuyorlar; bazıları daha önce hazırladıkları metinleri okuyarak, performe ederek kayıt yapıyorlar. Sonunda bütün bunlar, bahsettiğim kanallarda istediğiniz zaman dinleyebileceğiniz şekilde paylaşılıyor.

Kanalların çeşitliliği de her geçen gün artıyor: Psikoloji, sağlık, girişimcilik, pazarlama, yabancı dil öğrenimi, teknoloji, yazılım, üretim, siyaset, edebiyat, güncel gelişmeler ve dahası. Eğer bir açıp bakarsanız illa ki ilginizi çeken konulardan bahseden ve anlatımını beğendiğiniz birilerini bulacaksınızdır. Hatta İngilizce dinleyerek anlayabiliyorsanız ilgilendiğiniz konuyu yazınca o konuya dair onlarca kanal ve yayın bulup dinleyebilirsiniz. Bu yayınları hem profesyonel amaçlarla hem de öğrenmek ve kendinizi zenginleştirmek için kullanabilirsiniz.

 

Podcast Uygulamaları

Peki nasıl ulaşacaksınız bu yayınlara? Eğer iPhone kullanıyorsanız zaten önyüklü olarak gelen mor renkli bir Podcasts uygulaması göreceksinizdir, onu açın ve biraz kurcalayın, kullanımı çok basit, aynı bir müzik çalar uygulaması gibi. Eğer Android bir telefon kullanıyorsanız da Google Play Store üzerinden arama yaparak birçok uygulamaya erişebilirsiniz, benim kişisel tercihim Podcast Addict uygulamasından yana (diğer bütün alternatifleri denemiş biri olarak Android için hem estetik anlamda hem efektif anlamda en optimal çözüm olduğunu düşünüyorum).

Arama kutusuna bir şeyler yazın ve sonuçları inceleyin, dinleyin, beğenmediklerinizi eleyin. Beğendiklerinizin dinlemek istediğiniz bölümlerini kablosuz bir ağ ile indirin ve işte bu kadar, artık telefonunuz yanınızdayken ne zaman boş vaktiniz olursa kendinizi geliştirebileceğiniz güçlü bir enstrumana sahipsiniz.

Bu enstrumanla, benzer konular üzerine düşündüğünüz insanları bulabilir onların fikirlerini öğrenebilirsiniz. İlgi duyduğunuz ancak kitaplarını okuduğunuzda anlayamadığınız bazı alanlarda anlaşılır, akıcı anlatımlar yakalayabilir ve öğreniminizi kolaylaştırabilirsiniz. Şahsen psikolojiye ilgi duyarken aldığım psikoloji kitaplarının terim kullanımı beni fazlasıyla yormuş, sonrasında Kaçık Prens adındaki psikoloji konulu podcastle öğrenme hevesimi tatmin edebilmiştim.

Daha önceden indirdiğiniz yayınları, internetin olmadığı yerlerde (özellikle metro yolculuklarında) dinleyebimek de podcastlerin büyük bir avantajı. Uygulama arayüzlerinde bulunan hızlandırıcı sayesinde kayıtları 1.5-2.0 gibi yüksek hızlarda dinleyip konuşmalar sırasındaki duraksama ve bekleyişleri de kulak ardı edebilirsiniz.

 

Dinlediklerim, Önerdiklerim

Peki sen ne dinliyorsun diye soracak olursanız da size birkaç tavsiye verebilirim. Bu tavsiyeler ilgi alanlarım olan girişimcilik, pazarlama ve teknoloji gibi alanlarda yoğunlaşıyor.

En önce, baştan sona bütün bölümlerini dinlediğim, dinlerken notlar aldığım ve ileride konuşmak ve anlatmak istediğim konuları içeren bir kanal var: 521

Kanal kendisini şöyle açıklıyor: ‘‘Zannettiklerimizi kendimizin yarattığını fark ettikten sonra sırada ne olduğunun sorgulandığı çevrimiçi radyo programı.’’ Evet, açıklama bile yeterince karmaşık değil mi? Değil, eğer dinlemeye başlarsanız bir metafor yağmuruna tutulacaksınız, baştan söyleyeyim. Ama dinledikçe düşündüren, düşündürdükçe de harekete geçiren bir radyo programı olduğunu söyleyebilirim.

Neler konuşuyorlar? Kendimizi bildik bileli neyi var kabul ettiysek onu sorgulayıp tartışıyorlar, buradan ortaya çıkan bulguları kendi hayatlarına nasıl uyguladıklarından hangi sonuçları aldıklarından bahsediyorlar. Mesela ‘‘arkadaş kimdir?’’, ”vergiyi hangi şekilde ödemeliyiz?”, ”fikrin sahipliği”, ”motivasyon nedir?”, ”kim zekidir?”, ”kırışıklıklar”, ”sporcular ne işe yarar?” gibi sorular ve konular var.

Şimdiye kadar 102 bölüm yayınladılar ve her hafta bir bölüm daha yayınlıyorlar, yayın süreleri genellikle bir saat kadar oluyor. Eğer bu kadar fazla bölümü dinleyemem ama konular da çok ilgimi çekti diyorsanız sizin için bir site de hazırlamışlar: radyo521.com Buradan birçok konuyu ilgili başlığa tıklayarak doğrudan dinlemeye başlayabilirsiniz. Ayrıca radyonun sunucularının ve dinleyicilerinin buluştuğu bir platform daha var: grup.radyo521.com Oraya da uğrayın, sohbete ben de dahil oluyorum bazen.

 

Takip ettiğim diğer kanallara gelecek olursak onlar da şunlar:

  • Adaptasyon: İki sunucunun da akademik çalışmalarda bulunuyor olması bambaşka bir bakış açısı sağlıyor. Ekonomi, teknoloji ve güncel gelişmeler üzerine uzun soluklu ve bolca farklı görüş içeren tartışmalar var. Son zamanlarda iki haftada bir yayınlanıyor ve yarım saat kadar sürüyor.
  • Girişimci Muhabbeti: Girişimcilik ekosistemindeki kişilerin güncel gelişmeleri konuştuğu, konuklarla beraber farklı konuların da tartışıldığı bir program. Haftada bir yayınlanıyor, bir saat kadar sürüyor.
  • Üretim Bandı: Türkiye’de iş yapan, ürün geliştiren şirketlerdeki kişilerle ürün geliştirme üzerine konuşuyorlar. Özellikle SaaS girişimleri için hazine niteliğinde tecrübeler var.

Bunların dışında arada bir dinlediğim Serbest Oyun İmalatı, Yalın Kod gibi kanallar var, onları da inceleyebilirsiniz.

Lise yıllarında edindiğim alışkanlığın dönüşerek podcastleri keşfetmeme vesile olmasından, podcastten ve takip ettiğim kanallardan bahsettim. Dün otobüste podcast dinlerken etrafımdaki herkesin akıllı telefonlarından mobil oyunlar oynayarak vaktini hiç etmesi canımı sıkmıştı. Yolculuk yaparken harcadığımız zaman çok büyük ve değerli, belki de bazıları bu zamanın farkındadır ve daha iyi değerlendirmek istiyordur diye yazdım bunları.

Gürültülü ve hareketli bir ortamda kitap okuyamıyorsanız daha iyi bir alternatifiniz var artık.

Yorum ve eleştirilerinizi bekliyorum.

Sağlıcakla kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takip et